Belge Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Belge Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağu 2010

Ya Basta! Artık Yeter!

"Tüm gökler ve topraklar için,
onlara tahakküm edenleri
bir defada değiştirmek
-bunu yapabilmek için,
biz isimsizler,
yüzü olmayanlar,
kendini ele verenler,
"profesyonel umutlular",
biz,
dağda olanlar,
adımları karanlık olanlar,
biz,
saraylarda sesi olmayanlar,
özel arazilerde yabancı olanlar,
her zaman ölü olanlar,
tarihin mülksüzleri,
vatansızlar,
geleceksizler,
taze öfkenin sahipleri,
keşfedilmiş hakikatin sahipleri,
nefretin uzun gecesine uzanmış olanlar,
sahici kadın ve erkekler...
En küçükler...
En onurlular...
En sonuncular...
En iyiler...
Bize şimdi gereken şey,
sözlerimizi içeriye alabilsin diye
kardeş kalbin kapısını açabilmektir."
Yüzü olmayan adamlar böyle konuştular,
ellerinde ateş yoktu ve sözleri açıktı, dolambaçsızdı.
Gündüz geceye yeniden taşınmadan gittiler ve toprakta sadece şu sözler kaldı:
"Artık Yeter!"

İsyancı Komutan Yardımcısı Marcos

COTE: [TUR-3] [MARC - 40290]
(255 sayfa)

14 Mar 2010

FEDAİLER


"Avetis Aharonyan, kaderin damgasını vurduğu bu insan, çok acı çekmiş bir ulusun yükünü taşıdı. Ulaşılmaz gibi görünen bir barış hayal etti. Ama sonra anladı ki halklar arasında dostluk ve kaynaşma için zorunlu olan barış, sadece kişilerin pasif arzusuyla gerçekleşemez. Barış, destek ve katılım, onu tehdit eden herşeye karşı mücadele gerektirir. Onu savunmak için güce, ondan sözetmek için nefese ihtiyaç vardır. Barış, artık salt bir düşünce olmaktan çıkıp, eyleme dönüştüğünde, Aharonyan buna yanıt verir."

"Avetis Aharonyan'ın ilk öyküleri, yüzyıllardır devam eden ve yakın tarihe kadar canlı olan sözlü anlatım geleneğinden beslenmiştir. O sadece usta bir öykü yazarı değil, aynı zamanda bir şairdir. Trajik boyutu yanında, bir solukta okunan, çıplak ve süssüz öykülerdir bunlar. Bu hikayeler arasında şaşılacak bir bütünlük vardır. Aharonyan'ın tüm anlatıları trajik, tüm şiirleri acı doludur. Karakterlerinin hiçbiri gülmez ve çocuklar bile melankoliktir."
- L. Keçeyan-

COTE: [TUR-L] [AHAR-39860]
(224 sayfa

13 Mar 2010

Ölümden Zor Kararlar

12 Eylül’ün gölgesi bile
ağır bir yüktü ama seçimler olmuş, sivil yaşama geçilmiş, bir nebze de olsa toplum soluk almaya başlamıştı.
Daha da önemlisi,
15 Ağustos ile birlikte başlayan savaş, insanları gölgesi gibi takip eden korkuları kırmaya başlamış,
12 Eylül’ün, cuntacıların tartışmasız, dokunulmaz, hükümran imajı çatlamaya başlamıştı...
(Arka kapak'tan)




Türkiye'de yazdığı "Ölümden Zor Kararlar" adlı romandan dolayı yargılanan N. Mehmet Güler hakkında mahkûmiyet istendi.
Belge Uluslararası Yayıncılık'ın editörü Ragıp Zarakolu ve yazar N. Mehmet Güler hakkında "Ölümden Zor Kararlar" isimli roman karakterlerinin diyalogları gerekçe gösterilerek açılan davanın 3. duruşması, bugün İstanbul'da, Beşiktaş 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Geçtiğimiz Kasım ayındaki duruşmada, savcı Mustafa Çavuşoğlu beraat talebinde bulunurken, davaya yeni atanan savcı Savaş Kırbaş, roman karakterlerinin söylemini tehlikeli bularak, Güler'in "terör örgütünün propagandasını yapmak" iddiası ile mahkumiyetini istedi.

Mahkeme heyeti ise, avukat Özcan Kılıç'ın eserin edebi niteliği konusunda bilirkişiye gidilmesi talebini reddetti. Duruşma karar için ileri bir tarihe ertelendi.
Yazar Güler, AKnews muhabirinin izlediği duruşmada yaptığı savunmada, "Türkiye düşünceyi, edebiyatı, hayalleri ve en önemlisi gerçekleri yargılama utancından kurtulmadan demokrasiden söz etmenin mümkün olamayacağını" vurguladı. ..
AKnews 

 "Ölümden Zor Kararlar" romanı  hakkında, savcılığın hazırladığı iddianame doğrultusunda İstanbul 10.Ağır Ceza mahkemesinin açtığı davanın ilk duruşması 13 ağustos 2009 perşembe günü yapıldı.2.duruşma 19 Kasım 2009 saat 09;30 da Beşiktaş adliyesinde eski DGM olarak bildiğimiz 10.Ağır Ceza Mahkemesinde olacak.
İddianamede de görüleceği gibi savcılık bir edebiyat çalışmasında eserin bütünlüğünü görmezden gelerek ve bozarak alıntılamış olduğu bölümlerin içeriğinde "bölücülük" aramaktadır. Oysa  eserin bütünlüğü üzerinden ulaştırmaya çalıştığı bir mesaj vardır ve bu mesaj kesinlikle toplumsal barış içeriklidir. Hatta çok açık savaş karşıtı bir eser olduğunu söyleyebilirim. Savcı roman kahramanlarının diyaloglarını "suç" kabul ediyor. Oysaki roman kahramanları kendi gerçeklikleri içinde ve  kendi doğalarına uygun konuşmaktadırlar. Savcılar beğenmezse de -hatta yazar bile buna boyun eğmek zorundadır-Hayri PKK militanı olarak konuşacağı gibi, mahkeme başkanı da bulunduğu konum ve statüsüne uygun konuşacaktır. Kaldı ki bunlar bu ülkede binlerce örneği yaşanan olaylardır. İnkar mı edelim, görmezden mi gelelim. Benim yargılandığım ve hüküm giydiğim '90'lı yılların başında "suç" kabul edilen birçok söylem ve fiil günümüzde pekâlâ yasal ve kullanılmaktadır.
     Yasaklar edebiyata, sanata uzanınca insanların ruhlarını, hayallerini, ideallerini yargılamaya başlarsınız bunun adı faşizmdir. Son otuz yılda yaşanan savaş, inkâra gelmez ve çok ağır sonuçları olan bir toplumsal olaydır. Bir acılar silsilesi, ölümler, ayrılıklar, sürgünler sürecidir. On binlerce cana mal olmuş. derin bir travma yaşanmıştır. Toplum artık eski toplum değildir. Yaralıdır. Bunu sanatla, edebiyatla onarabiliriz ancak. Düşünceyi, edebiyatı, hayalleri yargılama utancından mutlaka kurtulmalıdır bu ülke.      Benim ve yayıncım Sayın Ragıp Zarakolu'nun yargılandığı davanın ikinci duruşması İstanbul 10. ağır ceza mahkemesinde 19 Kasım’da yapılacak. Hayallerimize yasaklar zincirinin vurulmasını engellemek isteyen, “savcılar gibi düşünmeyen”  tüm duyarlı şahsiyet ve kurumların desteğine ihtiyacımız var.                                                                                          
Saygılarımla
n.mehmet güler
06 Kasım, 2009

COTE: [TUR-L] [GULE-39667]
(111 sayfa)